Son Dakika Haberler

Atatürk'ü de yargılayın bari..


Bu makale 2015-11-16 18:18:37 eklenmiş ve 9621 kez görüntülenmiştir.
Fuat Cezmi
fcezmi@pirfm.com

Cumhuriyet denince aklıma hep Atatürk'ün Gençliğe seslenişi ile Bursa söylevi gelir. Bugün iki söylevi bir arada yeniden zihnimize, yüreğimize perçinlememizin zamanıdır.

***

Bursa Nutku, Atatürk'ün Gençliğe hitabesinin devamı gibidir. Kimi çatlak sesler, bu söylevin Atatürk'e ait olmadığını ileri sürerler. Oysa:

1975 yılında; ilk kez yazılı metin olarak, Cafer Tanrıverdi tarafından halka dağıtılmasından sonra, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi bir kovuşturma açılır.

Bu kovuşturmada. Bursa Söylevinin, dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Enver Ziya Karal ile Öğretim Üyesi Sami N. Özerdim'in katkılarıyla Atatürk'e ait olduğu mahkemece karara bağlanır.

Söylev, 1935 yılında yayınlanan 1935 yılı yayını bir dergide vardır.

Bursa'da Türkçe ezan okunmasına halkın karşı çıkması üzerine Bursa'ya giden Atatürk tarafından söylenen bu konuşmadan bir bölüm de, Celal Bayar tarafından meclis kürsüsünden okunmuştur.

Daha sonra Türk Tarih Kurumu Yönetim Kurulu'nun 24 Ekim 1966 tarihli toplantısında Bornova Asliye Hukuk Hakimliğinin 27/9/1966 tarih ve 1966/338 sayılı yazısı ve bu yazıya ekli Atatürk'ün Bursa Nutku ile ilgili sözlerin üzerine gerekli incelemeler yapılır.

Bu incelemeler sonunda söz konusu söylevin, Atatürk'ün 1933 Şubatı'nda Bursa'da yaptığı konuşmadan alınmak suretiyle çeşitli tarihlerde basılmış olduğu kanaatine oybirliği ile varılır.

Mahkeme kararından sonra, nutkun tamamı, serbestçe okunur, söylenir ve dağıtılır hale gelir.

Atatürk'ün Bursa söylevi şöyledir:

 'Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.

Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır.' demeyecektir.

Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır.

Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir.' diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.' diyecek.

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek.

Diyecek ki, ‘Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Girişimimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.'

İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!'

***

Bursa söylevinin ışığında şimdi de Atatürk'ün Gençliğe seslenişini paylaşalım:



Ey Türk gençliği! 

Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel senin en değerli hazinendir. Gelecekte bile, seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır.

Bir gün bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunluluğuna düşersen, göreve atılmak için, bulunduğun durumun olanak ve şartlarını düşünmeyeceksin!

Bu olanak ve şartlar, çok elverişsiz bir özellikte ortaya çıkabilir.

Bağımsızlığını ve cumhuriyetini yok etmek isteyecek düşmanlar, bütün dünyada eşi görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler.

Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi eylemli olarak ele geçirilmiş olabilir.

Bütün bu koşullardan daha acı ve daha tehlikeli olmak üzere, ülkenin içinde iktidara sahip olanlar duyarsızlık, sapkınlık ve hatta ihanet içinde bulunabilirler.

Üstelik bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını işgalcilerin siyasi istekleriyle birleştirebilirler.

Ulus fakirlik ve çaresizlik içinde yorgun ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve şartlar içinde bile görevin Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır.

Gereksinim duyduğun güç damarlarındaki soylu kanda bulunmaktadır!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Yazarlar

En çok okunanlar

Hava Durumu


ANKARA

Anket

Sitemizi Nereden Buldunuz?
Google
Facebook
Twitter
Tavsiye
Diğer
Sol Haber - Halkcı Gazete Pirfm.Com

facebook

twitter

googleplay app
Sol Haber - pirfm.com
Tüm Hakları Saklıdır.!
KATEGORİ
Gündem
Gün İçinden
Dünya
Siyaset
Ekonomi
Yaşam
Medya
Sağlık
Magazin
KATEGORİ
Spor
Asayiş
Otomobil
Eğitim
Teknoloji
Kadın
Kültür-Sanat
Biografi
Özel Haber
VİDEO GALERİ
Amatör
Asayiş
Dünya
Fragmanlar
Gündem
Haber
Hayvanlar Alemi
Komik
Magazin
FOTO GALERİ
Magazin
Bilim & Tenoloji
Güzeller
Hayvanlar Alemi
Karikatür
Komik
Mankenler
Otomobil
Sosyal Medya
DİĞER
Seri İlanlar
Firma Rehberi
Gazete Manşetleri
Köşe Yazarları
Künye
Sitene Ekle
Günlük Burç
Önemli Telefonlar
İletişim
Haber-Yazılımı: DEBİLİŞİM